Dünyamız Izlenimler HHSO ve Getirdikleri Linkler Iletisim
 

Her ne kadar şiddet üzerine yapılan araştırmalar ve sonuçları bu kitabın konusu değilse de, onlar bir yol öyküsünün başlangıcını işaret ederken, bu satırlarda buluşmamızın nedenlerini de açıklamaya yardımcı olabilirler düşüncesindeyiz...


Gençlerimizin %74’ünün farklı biçimlerde şiddet gördüğü, %65’inin de çeşitli şekillerde şiddet uyguladığı ve şiddet görenlerin, şiddeti sırası ile en çok çevrelerinde, medyada, okulda ve evde gözlemledikleri; sanık sandalyesine çıkan, çocuk ıslahevlerinde ve annelerinin yanında cezaevlerinde kalan çocuk sayısındaki artışlar; 2-14 yaş grubunda, 16 milyon çocuğun sağlıklı spor yapma ortamından yoksun oluşu; hatta ülkemizde her gün 3 bin çocuk ve gencin sigaraya başlıyor olması gerçeği, bizleri bekleyen sorunun büyüklüğünü göstermesi açısından bir kez daha vurgulanması kaçınılmaz veriler olarak karşımıza çıkıyor.


Anne-babanın çok genç olması, işsizlik, düşük eğitim düzeyi, ekonomik şartlar, uyuşturucu ya da alkol kullanımı, aile içi geçimsizlikler, çok çocuklu aile ortamı ve ruhsal bozukluklar özellikle çocuğa yönelik aile içi şiddetin artmasına neden olan başlıca etkenlerden. Ayrıca, çocuğa fiziksel ceza uygulamalarının toplumumuzda oldukça yaygın görülen disiplin yöntemlerinden olması, çocukların da ana-baba davranışlarını gözlemleyerek, fiziksel cezanın ana-baba olmanın normal bir parçası olduğunu düşünmelerine ve aynı davranış kalıplarını kendi çocukları üzerinde uygulamalarına yol açıyor.


Okullarda da; çok kalabalık sınıflar, sosyal baskılar, yine disiplin yöntemi olarak dayağın kabul görmesi ya da öğretmenin kişilik yapısına bağlı olarak şiddet olayları meydana geliyor ve çocuklar; kreşler, yuvalar, bakım evleri gibi kurumlarda da şiddete maruz kalabiliyorlar.


Benlik gelişimini olumsuz etkileyen fiziksel ceza döngüsünün daima kaygı ve korku yaratığını, çocukları çaresizlik, değersizlik duyguları ile doldurarak önce içlerine kapanmalarına sonra da saldırgan davranışlara yönelttiğini bilmek bile göz ardı edilmemesi gereken bir bulgudur.


Üzülerek ilave etmek gerekirse; anne, baba, üvey anne, üvey baba, kardeş, akraba, öğretmen, komşu veya herhangi bir yabancı kişinin yol açabileceği cinsel tacizlerinde de tüm şiddet olayları içinde paylaşılması en zor, en rahatsız edici olanı olduğu ve yine duygu, düşünce ve davranış bozuklukları ile sonlanan dokunaklı öyküler olarak karşımıza çıktığını unutmamak gerekiyor.


Şiddet döngüsünü kırabilmek: 


Hani Her Şey Oyundu, tek başına, bugünden yarına şiddet döngüsünü kırmaya yetebilecek sihirli bir anahtar olmak savı ile reçete olarak hazırlanmadı. Fakat, ulaşmayı hedeflediği kitle olarak, çocuk yetiştirecek çocuklarımıza, farklı bir bakış açısı ve şiddeti olumlamayan bir düşünce tarzına sahip olma şansı sunarken, eğitimlerinin hemen başlangıcında, insanca bir yaşam anlayışını içselleştirmelerine yardımcı olabilecek önemli girişimlerden biri olarak nitelendirilmelidir.


Çocuk Yazını Gurubu çatısı altında aynı amaçla bir araya gelen yazarlar, çizerler ve diğer sanatçılar ile destek verenler çalışmalarının etkin devlet politikaları yanı sıra, başka kurum ve kuruluşlarca da destekleneceğini ve giderek tüm toplumun sorumlulukları gereği, şiddet döngüsü karşısında bütünleşip birleşeceğini varsaymaktadır.


Aynı anlayış ile, şiddet görenler ile şiddet uygulayanların sorunları, görsel-yazınsal medya ile eğitmenler ve ilgili bakanlıkların işbirliği sonucu çözümlenebilir. Ancak böylesine kapsamlı bir uğraş ile tırmanan şiddetin yerini aynı hızla, barışçıl bir yaşama bırakma eğilimine girmesi beklenebilir


Muhakkak ki, şiddet çemberini kırmanın birden çok yolu vardır. Bunlar arasında, çocuklarımızın eğitimleri süresince saygı ve toleransın ön plana çıkarılması, kızgınlıkların nasıl kontrol edileceğinin öğretilmesi, uyuşmazlık ve çatışmaların barışçıl yollarla çözümünün desteklenmesi, karşılıklı güven ve şiddetle mücadele etrafında birleşme en ulaşılabilir olanlarıdır.


Düşünceler ve duygular yaptığımız her şeyde başlıca rolü oynarlar. Mutluluğumuz ve huzurumuz ya da geçirdiğimiz en kötü gün baştan sona iç dünyamız ile ilgilidir.


İnanıyoruz, Hani Her Şey Oyundu giderek sevgiyi unutan şiddet kurbanları ile şiddet yanlılarının, şiddeti savundukları mekanizmalara karşı, gerekli hatırlatmalar yapma görevini üstlenecektir.


Hani Her Şey Oyundu


Toplumumuz giderek kendilerine anne-babalarından, dedelerinden ve hatta büyük dedelerinden miras kalan şiddeti, kendilerinden sonra gelenlere aktardıklarının bilincine varmaktadır. Günümüzde anne-babalar her ne kadar çocuklarına, kendilerine davranıldığından daha iyi davranmakta özen gösterseler de şiddete uğramış ya da çocuk olarak göz ardı edilmiş hemen herkes, bu acı mirası bir şekilde kendi çocukları dahil olmak üzere sevdiklerine devretme eğilimindedir.


Şayet bu düşünceyi paylaşıyorsanız, Hani Her Şey Oyundu bireylerin olumsuz davranış biçimlerinin sevdiklerine veya tanıdıklarına her hangi bir zarar vermeden önce, alışanlık haline gelmesini önlemekte ve unutulmaya başlayan sevgiyi yeniden hatırlatmakta yararlı olacaktır. Çocuklarımızın iyi şeyler öğrenme fırsatlarını çoğaltacak, kötü alışkanlıklardan uzaklaşmalarına katkıda bulunacak, onların anlaşmazlıkları çözmek için sağlıklı yollar bulmasına yardımcı olacak, zor, şaşırtıcı hatta acı dolu tecrübeler edinenlerin yalnız olmadıklarını göstererek, yetersizlik hissi ile utançtan kurtulmalarına destek verecektir.


Yeter ki, şiddetle mücadelede yeni ufuklara doğru içten dışa genişleyen bir sorumluluk dalgası içinde eğitmenler ve anne-babalar da destek ve şefkatlerini Hani her Şey Oyundu ile yoğunlaştırarak, cesaret ve kararlılıkla acı miraslar yerine, ümit mirası bırakmanın onurlu savaşını; kendilerine özgü, yaratıcı yollarla versinler.


Sevgide ve rüyada imkansız yoktur:


Sevgili öğretmenler, öğrenciler, veliler, anne-babalar, şiddet görenler ve sevgi ile karşılıklı saygıyı ön planda tutanlar, yapılanlar yeterli olmasa da atılan her adım, alınan bir mesafedir.


Unutmayalım ki, sevgide ve rüyada imkansız yoktur. Gelin rüyalarımıza gerçek yaşamda yer açalım.




©2007 Hani Her Şey Oyundu. Tasarım ve uygulama:ERC